Hırıl hırıl hırıldayan bir burun, çatallı bir sesle başladım bundan 2 gün önce yeni güne, artık çok geçti durumu fark ettiğimde; grip olmuştum!
2 Senedir tık demeyen burnum bugün o 2 senenin acısını çıkarırcasına sümkürtüyordu beni, oluk oluk akıyordu virüsler burnumdan selpaklara. Daha ne olduğunu anlayamadan yapayalnız bir şekilde buldum kendimi çarşafı buruş buruş olmuş, kısmen sıcak yatağımda. Hazır çorbalar, kimyasal ilaçlar fayda etmedi. Kendi kendime de yetemedim zaten. Akşam sırtım ve dopdolu göğsüme sürülen vicks etkisini aldığım bir tatlı kaşığı zencefil üstüne bir bardak süt ile gösterdi. Ve grip ilacı olan Katarin'i unutmayalım arkadaşlar. Hastalığımın tamamen geçmesine son noktayı tarhana çorbası ve kuru soğan koydu her ne kadar nefret edenler de olsa hayatımızda (!) 10 numara antibiyotiktir soğan...
Seni seviyorum soğan ve yaşasın gripsiz, sümüksüz hayat!
Ulan 2 gündür ne tat alıyordum ne koku, insan kendi osuruğunun kokusunu bile özleyebiliyormuş. :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder